Yeni yılla birlikte birçoğumuz değişim üzerine düşünmeye ve hatta kendimiz için değişim adımları planlamaya, uygulamaya başladık. Ancak değişimle ilgili “her zaman çok hevesli olmak” gibi yanıltıcı bir beklenti de mevcut. Peki değişim her zaman iyi hislerle mi gelmeli?
Bu sorunun cevabı net bir biçimde hayırdır, çünkü değişmesini istediğimiz şeyler, özellikle kendimize dair belli başlı özelliklerimiz ise, çoğunlukla bir zamanlar işimize yaramış şeylerdir aynı zamanda. Bir zamanlar iyi gelen, kolaylaştıran, yardımcı olan şeyler bir süre sonra işlevsiz olmaya ya da bize zarar vermeye başladığında, değişim düşüncesi aklımıza gelir. Ancak tanıdık ve alışık olduğumuz şeylerin değişmesini istemek ve bunun için adım atmak bir yandan da korkutucu olur. Bu sebeple değişim hiçbir zaman yalnızca iyi hislerle gelmez, gelmek zorunda da değildir. Korkulara ya da kaygılara rağmen değişmek istemek de yine normaldir, insana dairdir.